Saturday, June 30, 2007

paradoks, olmak ya da olamamak



yukardaki resim kadar olmasa da bir paradoksun icine dusmus haldeyim. Yillar evvel, hatta tam tarihini verecek de olursam 29 Agustos 2001 tarihinde (ameliyat oldugum gunun bir gun evveli oldugu icin iyi hatirliyorum, yolda otobus koltugunda sabahlayarak gecen bir gecenin ardindan bir kac saatlik bir uyku ve ogleden sonra onca yorgunluk ve uykusuzluguma ragmen pilimi pirtimi toplayip komsunun hastahanesine ameliyat olmak icin yatis ve bir ay sonra "yeterince dinlenerek" kalkis) bitirme hocami ziyaretim sirasinda kariyerime nasil yon verecegimi konusurken "ileride hic bisey olamazsam akademisyen olurum" demistim; o da suratima saskin ve afallamis bir ifade ile bakakalmisti. Sanirim bir Prof.'a soylenecek laf degildi agzimdan cikan...

Neyse, aradan gecen 6 seneden sonra firsatlari degerlendire harciya geldigim noktada gecen persembe doktora tezimi savundum ve doktorami almamla aramda sadece duzenlenecek bir tez kaldi. Simdi paradoks su: doktorami vererek akademisyen olmaya hak kazandim, "biseyler oldum", fakat ayni zamanda bu benim yillar onca koydugum ve hala aksini savunmadigim kriterime gore hic bir sey olamadigimin resmi isbati...

Doktorami aldigima sevinemiyorum isin anlasilir yani... Tam bir boslugun icindeyim. Beni bir is teklifi paklar...

No comments: