Bugun okudugumuz metinde insan, kalbinde iman ya da kufrun hakimiyeti nispetinde dunyasini bir azap mekani ya da kendisinin de parcasi oldugu kurulu ferah bir dirlik, duzen mekanizmasi olarak gormesinden bahsediliyor. Iste bu noktada mantiksal gerektirmenin tersine dogru bir gidisle kendimi test etmek isteyen ben sunu soruyorum kendi kendime ve kafam karisiyor...
Ben ki dunyanin zorluklarindan cekmis ve cekmeye devam eden, cogu zaman sikayeti dilinden ve kalbinden eksik olmayan biri olarak kufrun hakim oldugu bir kalbe mi sahibim?
Yukaridaki gerektirme bunu iddia etmiyor. Ama metin inkara saplanip kalmis bireyi betimlerken bireyin dunya algisindan yola cikip kalbindeki meyile hukum getiriyor. Iste bu noktada da kendimi sinama firsatim oluyor ki mevcut halimi gormek beni dehsetin tam ortasina getirip birakiyor... Evet, sanirim imanin kalbindeki yeri sallantida olan bir bireyim...
Metin: Ikinci soz (Sozler)
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment