ODTU'de bir hocamizin (ki ozellikle rehber hocamin) odasinda oldugunu gosteren iki ibare vardi: birincisi kapinin aralik olmasi, ikincisi da kapinin uzerinde anahtarlarin olmasi. Kapisinin acik durmasini istemeyen hocalar ikincisini tercih ederlerdi. Muhtemelen bunun bir sebebi de masalarinin ve odalarinin daginikliginin, sacma sapan eklentilerle boyutu exponansiyel arttirilmis bir anahtarligi yalayip yutacak, geri vermeyecek kadar istahli olmasiydi. Ben de ikinci gruptanim, yani kapim yerine tam arkamdaki penceremin acik durmasin itercih ediyorum. Ha bu arada ilk defa yeni ofisimde 4 yil aradan sonra acilabilen bir pencerem oldu. Ust kattaki eski ofisimde mukemmel manzarali iki koca pencerem vardi ama acilmiyorlardi. Sanirim hayati doktora ogrencileri icin daha cekilmez kilmak, ya da intihara meyilli bu ogrenci grubunu duvarlarin ic kisminda tutabilmek icin yapilmis bir ufak hile... Neyse, sevmiyorum kapimin acik durmasini, kapaliyken daha iyi. Onun yerine anahtarlarim disarida. Her goren de bir kere "Anahtarlarini disarida unutmussun" diyor. Hayir unutmadim... O anahtarlarin durabilecegi en emin, en mantikli ve en anlamli yer iste tam orasi, kapinin dis tarafindaki anahtar deliginin ustu...
Bir sonraki asama kapima phdcomics.com'dan ya da Hobbs and bilmemneden bir karikatur asmak.
ODTU ekolunu saga sola tasimak bu olsa gerek.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment