Wednesday, January 30, 2008

Yeni bir baslangicin kasvetinde

Yeni bir baslangicin kasveti coktu uzerime. Bildigim herseyi, herkesi, tum arkadaslari geride birakip yeniden dusuyorum yollara... Cumartesi sabahi Jackson'dan ayrilip belki de cok sonralari donmek uzere ayriliyorum Mississippi'den... Ihtimal ki bir daha donmek mumkun olmayacak. Umrumda mi onu da bilmiyorum. Sevmistim, alismistim buraya. Nerdeyse herkesi taniyip herkesi biliyodum. Yeni mekan, yeni tanismalar, yeni unutmalar... Ama en kotusu cok sey almak zorunda kalmak... Yeni bir ev, yeniden tasinma, bel agrisi... Yeni bir iklim, vucudum begenmezse eklem ve sinuzit agrilari... Peeeehhhhh

2001 yilinda birileri birilerine hani anayasa kitapcigi firlatmasa, ben de yollara dusmesem, Istanbul'da mutlu mesut yasasam, o sonbaharda azicik cesaret edip de S...'i arasam, gunubirlik Ankara yollari ceksem... Acaba simdi nasil biri olurdum...

Hic biri olmadi ve bugun oturdugum koltugun uzerinde bu blog yazisini karaliyorum...

Yillar evvel, mekani cennet olsun, Yildirir Agabeyimiz (babamin halasinin oglu) bize hayatin ne kadar surprizlerle dolu, ne kadar kontrol edilemez oldugunu bir misalle anlatmisti...

Kendisi dedemin defalarca lise muduru ile gorusmesi ve sagladigi barinma destegi ile liseyi 6 senede zor zahmet bitirdikten sorna yine dedemin yardimi ile bir bankaya memur olarak girer. Ondan sonra allem eder kallem eder, yukselir, banka bunu yurt disina, surgun sayilacak bir ulkedeki subesine gonderir. Butun sIkintalara katlanir, derken bir gun politik iliskilerinin de yardimi ile Basbakanlik Denetleme Kuruluna girer. Orda yukselir, Cumhurbaskanligi Denetleme Kurulundan emekli olur. Her erkek gibi de emekli olduktan kisa sure sonra da eceli gelir, genc denebilecek bir yasta aramizdan ayrilir. (Dipnot: Erkeklerin emeklilik sonrasi yasam surelerinin evli olup olmamalari ile iliskili oldugunu dusunuyorum, dul ya da bekar erkek daha uzun yasar. Sagulsun Paul ve Earl Hill amcalarimiz burda seksenlerinde ve hala dipcik gibiler, Allah uzun omur versin.)

Neyse, Yildirir Agabey kendi hayatini ornek verirdi. Nerdeeen nereye...

Yildirir Abi bizim ailedeki tum erkekler gibi (ben, babam ve babasi haric) rakiyi severdi...

Monday, January 28, 2008

Okumadan Yargilamak...




Birileri var ulkemde... Okumaya, anlamaya, ogrenmeye, gercege dusman... Kendinden olmayan herseye dis bileyen, ali kiran bas kesen birileri... Atilla Yayla hocanin basinda cevirmis bu sefer kilicini... Inmis kalkmis kilic; acimadan, utanmadan...
Atilla Hoca yazdiklarini okumaya tenezzul etmeyen, ya da isine gelmeyen birilerince mahkum edilmis. Bana yazdiklarini okumaya ya da anlamaya tenezzul etmeden mahkum ettigimiz bir baskasini, merhum Dink'i hatirlatti. Birinci olum yil donumunde, Dink'in katlini, Atilla Hocayi kurban ederek kutladi gorunmez dunyanin karanlik tanrilari....

Sunday, January 27, 2008

Ogrenmek ve Ogrendigini Unutmak Uzerine

Su 28 yillik hayatimda ve onca seyi okuyup ogrendikten sonra sunu anladim ki...

Aydin bir insan olmak icin once ogrendigim herseyi bastan suphelere bogmak , sonra herseyi sorgulamak, sorguladiklarimi kesfetmek, kesfettiklerim uzerinde dusunmek, akil suzgecinde eleyip mantik terazisinde bir guzel tarttiktan sonra evet demeliyim... Butun bir hayatimiz uzerine bize anlatilan hersey yalan, hersey duzmece... Dogru bilgi bir servet, bir zenginlik... Hic bir zenginlik gibi de bedavadan uzerine konmak, anadan babadan edinmek, kasik kasik yiyip gaz cikarmadan sindirmek mumkun degil.

Aydin insan, kendisine ogretilen ya da sunulan her bilgiden yeri geldiginde suphe etme, yeri geldiginde vazgecme, sirtin geri donme, unutup reddetme cesaretini ve kustahligini edinmis insan... Yeri geldiginde kendiyle celisip bilgilerini hallac pamugu gibi atmayi goze alamayan insana aydin demek ne mumkun? Tecessusun dimagi minciklamadigi, buhranlara suruklemedigi bir ruh neyle aydinlanir?

Yazili ortamlarda donup duran laf kalabaligina bakiyorum... Bizi bu hale getiren ne? Insan nasil siglasabilir? Nasil siglastirili?

Diyorum ki memleketimdeki egitim sistemi bir zehir... Insanlari dusun(e)mez bireylere ceviriyor. Dusunmuyoruz, tartisamiyoruz... , konusamiyor, ifade edemiyor, ogrenemiyor, paylasamiyor, gelistiremiyoruz. Gelistiremedigimizden de ha bire ithal ediyoruz, hem de en onemli ve elzem seyi: fikri... uzerimize uymayan kiyafetler icinde kosmaya calisan cocuklar gibiyiz. ha bire mansetlere takiliyor, pacalara basip dusuyor, sagdaki soldaki tegel igneleri ile oramizi buramizi kanatiyoruz. uzerimize uymuyor batinin fikirleri. 501'i kendine yakistirmaya calisan 1.60'lik yurdum kizlari gibiyiz. mahalledeki terziyi yeniden kesfetmek zorunluluk...

lakin biz biziz... degismeden once kesfedilecek kocaman bir "kendimiz" var... kendimizi bilirsek nereye ve nasil gidecegimizi bulmak daha kolay...

Friday, January 25, 2008

tales of mere existance

bunlari buldugum iyi oldu, yakinda bir kac tane secmece daha eklerim...

Sunday, January 20, 2008

mazeret, mazeret, mazeret...

su aralar gunde ortalama 3 saatim yollarda araba kullanarak geciyo, kredi karti borcumda benzin tutari epey bir yekun, bundan daha onemlisi, onca seye ragmen kilo almaya devam ediyorum... Yorgunum...

Mutsuz olmak icin hersey var yani. Ve 10 gune kadar yeni duzene adim atiyorum...

Gozum markette yeni ev esyasi reyonuna fazlacana kayiyo... Yeni evim guzel olucak... Ozellikle mutfagi...

Monday, January 14, 2008

Thursday, January 10, 2008

Izin Bitti Rolantide Devam

Sayin okuyucularim, biliyorum bu sayfalarin muptelasi olmus halde bir an once tekrar yazmaya baslamam icin dua ediyorsunuz. Amma biraz daha sabir... Henuz ahval ve serait tam anlami ile musait deil...

Efenim, en son izin istedigimden beri basima neler geldi neler... Evimi bosalttim oncelikle. Sonra herseyi Noel gecesi apar topar arkadaslarin garajina bosalttim, derken bir gece egreti bir yatakta dinlenip ertesi gun 12 saatlik bir araba yolculugu ile San Antonio'ya, bir dinlenme kampina gittim. Mekan cennet, spor icin her tur imkan var; lakin spor yapacak ne vakit ne de mood var icimde. Yattigim yatak bir ranzanin alt kati ve basimi yastiga koydugumda ust katin zeminini ile burnum arasindaki mesafe 1.5 karis. bir karisim 20 cm ettigine gore, aramizdaki fark 30 cm imis. Odada isik acildiginda bile yatagim karanlik. Yataga girmek cikmak icin kullandigim 1 metrelik bir aciklik var. Yani biraz mezar hayatini yasamis oldum. Hosuma da gitmedi denemez. Lakin wood log, yani agac govdeleri ile yapilmis kabinimizde 10 kisi kaliyoruz ve bu 10 kisiden ben dahil 4-5'i geceleri horluyor. Fazil Say bile boyle senfoni isitmemistir. Tuvaletin kapisi ihtimal ki omur billah yag nedir gormemis. Oyle boyle inlemiyor her acilip kapandiginda. Eh, 10 kisi kullaninca ayni mekani, dakikada iki kere uykunuz bolunebiliyor.

Sabahlari erken kalkiyoruz, dolayisi ile butun gun mahmuruz. Kabak lifinden kese bezi getirmedigim icin surekli yagliymisim hissi ile dolaniyorum; her gun, artan siklikla dus aliyorum. Surekli yagli hissedince (aslinda cildim kupkuru, iyi biliyorum) terleyemiyorum da; yemek de yiyemiyorum. Sondan iki gece evvel zehirleniyorum, dislerim birbirine o kadar siddetli carpmamistir. Bir gun yatip uzaniyorum; kalktigimda ortalikta ruh gibi dolaniyorum. Buna ragmen bana yazilan 2-4 nobetini (evet gece yarisi) basari ile tutuyorum; diger tum nobetciler arazi olmus olsa da...

Velhasil, yilbasi gecesinde yatagimda titremek ve uzerimdeki halin bir an once gecmesi icin dua etmekle mesguldum. O gece kusamadigim icin gelecek 5 gun boyunca patates yiyip koyu cay icmek zorunda kaldim... Anladiniz... Anneme durumdan bahsettigimde "Iyi, iyi, biraz kilo verirsin boylece" cevabini aldim ya... Olsem gam yemem. Tam duzeldim derken nezle bastirdi, ben iyilestim simdi evdeki herkes dokuluyor.

Neyse, yeni yilda yeni is... Bekledigim is teklifi sonunda geldi. Yeni yilda kuzeyde, Pittsburgh'da ise basliyorum. Simdilik hersey yolunda gibi, bir aksilik cikmazsa ocak sonunda tasiniyorum.

Umarim size de yeni yil yeni seyler getirir. Yeni bi baslangic, yeni arkadasliklar, yeni bir araba (evet benimkisi su anda 10 yasina basti), yeni bir ev, yeni mobilyalar... Sonunda uzerinde rahatca uyuyabilecegim pahali bir yatak... Belki yeni iliskiler... Neden olmasin?

Neyse, hersey gonlunuzce olsun.