Su bir haftadir koptugum sayisiz sey var. Bunlardan biri de internet... Eeee, kabugumuzu sirtimiza alip da uzun menzilli yolculuklara cikinca kablolari geride birakmak gerekiyor.
Internet deyince de ozellikle Zaman'daki yorumlar. Hepsi ayri bir derin, ayri bir guzel. Bir ara alismistim, Samanyolu TV ve Mehtap TV'den ABD'ye yapilan yayinlarda aksam saatlerinde gercekten nitelikli katilimcilarla tartisma programlari yapiliyordu.
Ama bir seyi fark ediyorum ki... Olup biten bu tartisma arasinda biz de bir tarafa sempati duyarken, meyl ederken, hatta bir tarafin tam gobegine oturup da kutuplasirken o en merkezdeki temel gayeyi kaciriyoruz.
Bu dunyaya simgelerin ozgurlugu icin cene calip sutunlar karalamaya gelmedik. Bu dunyanin, evrenin ozunu kavrayip kendi ozumuzu de ona uydurmaya, rezonansa gelip parildamaya, esip cosmaya geldik. Yanlis anlasilmasin, te$bih Hayyami bir okumayla nefsi ufurmelere kurban gitmesin. Iman kalbe bakar, felsefe ve politika ise akla... Hani diyorum ki siyasete dalip da o en onemli seyi, kalbimizi aklimiza mi kurban ediyoruz?
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment