
Hani Jason Bourne gibi sirtima bir canta alip herseyi ama herseyi, ozellikle de laptoplarimi geride birakip kafama gore bir Akdeniz ulkesine gocmek istiyorum. Ne kadar kaldigim ya da nerde kaldigimin bir onemi yok. Latin Amerika'da bir dag koyu filan da olur. Yeter ki geride yesil bir dag, onumde masmavi bir deniz manzarasi olsun. Isimler, diller, yemeklerin cok da bir onemi yok. Sehirden, kardan, otomobillerden kacmak istiyorum. Kucuklugumun Marmaris'i geldi aklima. Her yere traktor romorkundan bozma dolmuslarla gidilen, kaldigimiz yerin bahcesinde renk renk ciceklerin actigi, Banu Alkan'in ya da benzerlerinin her yaz gelip de bir sekilde film cektikleri, film setinde ortaya elimde kocaman bir pepsi sisesi ve annemin devasa gunes gozlukleri ile damladigim Marti Otel...
Neyse, simdiki isimin en guzel yani her yere ucak bileti bulabilmem (yaz haric)... Becerebilirsem belki biraz Jason Bourne'culuk oynayabilirim. Bana simdi sadece bir Schengen vizesi lazim. Ondan sonrasi yurumeye ve ucaklara kalmis.
Jason Bourne'un tum pasaportlari icin... Bakiniz
No comments:
Post a Comment