Monday, July 28, 2008

Kalp Sagligi Uzerine

Efenim, malumunuz kimse sevmez sabahlamayi... Bencileyin de sevmem; ondandir ki 4 senelik lisans muddetimce sabahladigim 2 gece vaakidir. Hatta saatin 3'u gosterdigini gormuslugum pek nadirdir. Lakin master'da haftada birer gece olmak uzere sabahlamayi adet edinmistim. Derler mi zordu? Hayir, ben tembeldim... Ya peki doktorada?

O da ikiye ayrilir... Before getting dumped, after getting dumped...

Ilki durumunda sabahlamalarim ayda bir ile sinirli kalmistir. Ikinci halde ise haftada 3ten asagi dusmemistir. Hatta gun dogmadan uyumadigim haftalari da cokca bilirim.

Doktora yarim yamalak bitip de okulda ders vermeye basladigimda hayat duzelir saniyordum ama sistematik olarak haftada iki kere kendini tekrarlayan ve abartisiz 20 saat calismayi gerektiren gecelerin ardindan isimden hepten nefret ettim ve sabahlama gerektirmeyen bir ise kapak atmaya karar verdim. Akademiye paydos...

Yillarca monoton yasantisini tenkit ettigim babamin aksamlari eve gelip yemekten sonra dizi karsisinda divanin ustunde tatlicana kendinden gecmesi simdi gozumde bir nimet oldu ki buyudukce buyuyor. Kahrolsun ikea! Divanlarinin kolcaklari cok yuksek, boylari cok kisa! Uyunmuyor iste...

Yeni is, yine sabahlama... Dun oglen 11 de uyandigimdan beri 2 saat uyuyabildim. Beklenecegi uzere kalbim kan pompalamakta artik zorlaniyor. Grev an meselesi... Yaziyi gitirip hemen kaciyorum...

Uyuyabilirsem... Mutlu olmak da bir distraction...

No comments: