Baskalari ile konusmanin en guzel yani, aslinda kendin ile konusuyo olabilmen... Ilginc sorular sorabilen, farli birikimler getirip onune seren insanlar, buyuk bir zenginlik... Ben de onlari somuren "greedy" laf cambazi.... Onlara laf yetistirmiyorum, kendime laf anlatiyorum aslinda. Kendime anlatacak bisiler kalmadigi zaman da...
"Hayat b...tan"... diye lafi aciyor... Hemen agzina tikiveriyorum cumleyi...
"Su anda seninle zaman gecirmeyi tercih edebilirim, ya da yarinki sunumum icin hazirlanmayi... Eger ilikini secersem ve yarin zor durumda kalirsam, suc atmam gereken sey hayatin kendisi degil kendi secimlerimdir" diyorum...
Hayat suclanasi birsey degil... Hayat kendi basina tercihler yapmiyor. Hayatin kendisi bizi yargilamaya da muktedir degil.. Hayat cansiz, hayat mizansiz, hayat hissetmiyor, dusunmuyor... Bunlar bize verilmis meziyetler... Bizim dinamizmimizin kaynagi... Hayatin kendi dinamizmi kendine yeter ki ona da zaten "kader" deniyor. Basli basina bir umman su "kader" dedikleri...
Hayat bir ustyapi. Her ustyapi gibi varliligi ancak saat gibi isleyen bir altyapi ile mumkun. Altyapinin ismi "din". Sadece ust yapiyi gorerek maruz kaldigimiz sistemin mahiyeti uzerine hukum kesmek ise en basit tabiri ile miyopluk, daha ziyade ahmaklik. Sitemleri "karakutu" yaklasimi ile ele almak bir metod, ama karakutulari sistemlerin kendileri zannetmek buyuk bir yanilgi. Modern zamanlarda anlamak icin kafa yormadigimiz sistemleri anlatmak icin de objektif davranmiyoruz. Ahlak, egoya ve hirsa karsi her dem sirti yerde pehlivan. Sistemleri sub-sistemlere boluyor, daha sonra bunlari izole edip bulunduklari ve kendilerini var eden, varliklarinin amacini ortaya koyan ana sistemler ve evrenden kopariyor; kafamizdaki modellere ve on yargilara uydurabildigimiz, onlarla aciklayabildigimiz kadarini, yine en basinda on yargilarimizin da temelini olusturan tezlerimizi desteklemek icin kullaniyoruz. Buna da bilim diyoruz, politikayi bu kaypak zemine bina ediyoruz. Bilim en azindan tersi ispatlanabilir bir dinamigin uzerinde yukseliyor. Politika, ya da fikir aymazligi ise, buyukdukce buyuyor, kara veba gibi kainati kaplayip kurutuyor.
Daha az dusunuyoruz... Sucu atabilecegimiz kurbanlar ariyoruz. Biz bunu hep yapiyoruz.
Monday, August 11, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment