Sunday, February 22, 2009

Hayatin Loglarini Okuyabilmek

Bilgisayarimin bir kenarina gayr'i ihtiyari yazilmis ve orada kalmis loglar eristi gozume... Oturdum onlari okuyorum bir saattir... Bir konusmayi, donup gecmise tekrar okuyabilmek, yasanan an icerisinde gorulemeyen ya da yanlis algilanan ifadelerin uzerinden gidip eksik noktalari tamamlamayi, egrileri dogrultabilmeyi sagliyor.

Peki dusunuyorum... Harfiyen her seyin yazili oldugu hayat loglarimiz, ahiret gunu degil de her gece yatmadan once onumuze serilse, hayatimizda ne degisirdi? Rahatca yorganin altina kivrilip, bariton bir horultu verebilir miydik fona? Peki ya hukumleri dip notlar olarak okuyabilsek, kacimiz dayanabilirdi bu hayata?

Evde son bir hafta icinde birikmis gazeteleri derleyip toparlayip kaldirdim. Her birine, atmadan once goz gezdirip, dikkatimi cezb eden kisimlarini okuyorum. Aldigim iki gazete: Zaman (USA) ve Pittsburgh Tribune Review... PTR'da gelecek haftaki sosyal aktiviteler, sergiler, gezi notlari, yeni restoranlara ait elestiriler ilgimi cekiyor. Zaman'da ise ard arda Ergenekon haberleri, sutunlar, yazarlar, dusunurler herkes umugune kadar siyasetin icinde... Cem Kiziltug'un cizimleri hosuma gidiyor: Karagozvari, surekli, basit,kaygisiz ama estetik cizgiler... Her zaman okudugum sutunlardan, sayfalardan cikip; her zaman okumadigim sayfalari ariyorum... Istanbul cikiyor karsima, kaldirimlari, sokaklari, minareleri, insanlari...

Neredeyse 3 sene sonra tekrar ezan dinlemek, minareli sehrin rutubetli, kirli havasini solumak... Kulaklarima muzik, cigerlerime sifa...

Dolabimda, kilifinda asili duran ney'i neden calamadigimin cevabi belli... Matematik icin akil, muzik icin kalb dolgunlugu lazim. Evvel zaman icinde, muzik hocam matematikle muzik arasinda bir baglanti kurup, muzikle aramdaki buzlari cozmeye calismis olsa da zamaninda, bu boyle... Muzik, notalara basmaktan ibaret degil. Hal boyleyken diyorum ki, Istanbul'da yasayan, bunun da farkinda olan bir insan, muzisyendir dogustan... Onca bir sehirde, bir insanin kalbi nasil atmaz?

Boluk porcuk metinler...

No comments: