Friday, April 30, 2010

Strateji

Bugun isle ilgili bir karar problemini modellemeye calistim. Bir stranc oyunu diyelim. Tahtanin ortasinda siyah, beyaz ve kirmizi taslar var. Taslarin sayisi her renk icin ayni degil. Oyunun bir tek hedefi de yok (mesela karsi tarafi mat etmek). Aslinda oyunun kurali da taslar hareket ettikce belli oluyor. Veyahut soyle diyelim, karsi tarafin yaptigi hamle sayesinde elinde ne oldugunu ve ne sekilde hareket edebilecegini ogreniyorsunuz. Oyun genelinde sinirli ama birden fazla hamle soz konusu. Taslar birer birer ya da gruplar halinde hareket ettirilebiliyor ve karsidakinin hamlesine gore yine birer birer ya da gruplar halinde geri alinabiliyor.

Simdi, hersey oldukca muglak. Ama "tahmin edilemezlik" %100 sinirinda degil. Yani karsi tarafin elinde ne oldugunu bir oranda biliyorsunuz. Karsi tarafin yapabilecegi hamleleri de tahmin edebiliyorsunuz.

Onumde iki sorun var... Birincisi, bu problemi nasil kagit uzerinde modellerim. Matematiksel olarak modellenemeyecek, combinatorial da cozulemeyecek bu problemi cozmek icin bir "policy" olusturmak gerekicek. Iste bu policy ve ona bagli olarak hamle kombinasyonlarini nasil olusturabilirim.

Monday, April 26, 2010

Dvorak - Tempo di valse

Aksam oturmus Emily Blunt'un The Young Victoria'sini seyrederken sanirim iki yerde bu parcanin ilk 3 dakikasindan bir kac kisim duydum. Hepi topu 30 saniye... Aklimda kaldi, bir merak ki sardi...

Sunday, April 25, 2010

25 Nisan

25 Nisan... 3 yillik bir ayriliktan sonra memlekete gittigim gunun uzerinden 1 sene gecmis.

Zaman bu, cabuk geciyo...

Bir koca sene evvel bu saatlerde ablamlarin Nisantasi'ndaki evinde, ufacik bir odada, sert bir cekyatta ilk sabahima esnedim...

Bekledim, bekledim, bekledim de bekledim... Beklemekten bezdim de bekletenlerden bezmedim. Sonra disari ciktim... Aradim, aradim, aradim da aradim. Bildigimi buldum, bilmedigimi bulamadim. Gittim, gittim, cok yol gittim de hep ayni yerleri dolandim... Aski aradim, asiklarin resimlerini yakaladim... Istanbul kimdir sordum, icimdeki cevaplari kovaladim.

Sonra dondum... Kapkara bir haziran gunu... Gittigimi hatirlar oldum da geldigimi hatirlamaz oldum. Sevilenlere dair her sey orda kaldi. Yaz gunu usudum, usudum, usudum de usudum. Yaz gecmez oldu, yollarsa tukenmez... Sonra kis geldi, ben denize gittim...