Bu sirin kiz bagimlilik yapiyo...
Sunday, September 26, 2010
Saturday, September 25, 2010
By the sword
merak ediyorum, aslinda etmiyorum, kesin biliyorum... Bu parcayi Axl seslendirmeliydi...
Monday, September 20, 2010
Simulasyon
Simulasyondan nefret ediyorum...
Ama calistigim sirkete tek faydam da o...
Yeni mulakata alinanlarin CV'lerine bakiyorum. Gayet icten ve dogal bir "oha lan, abarmis bu tosaklar!" cekiyorum. Bunlarin hepsini bu elemanlar yapmis olabilir mi?
Harbiden, kendimi cok bos hissediyorum. Hani es kaza o elemanlardan biri ise alinsa, benim pabuc direk damda... 2 senelik deneyim haybeye.
Icimdeki "management" ruhu aziyo... Yonetmeliyim birilerini sanki. Evet, hissedebiliyorum... "Dark side of power" cok guclu, cok cazip... Her seyin bir yasi varmis. 20'lerinde evlenecek, sinek henuz salakken cocuk yapacak, 30'larinda uzerine coken rasyonalitenin getirdigi himbillik, coldfeet ve sorgulamaya yenilmeyeceksin. 30'larinin ortalarinda power ile hemdem olup ya huyuna, ya suyuna diyecek, huyuna dediysen de... ya hawle...
Calismak lazim, hem de coook....
Ama calistigim sirkete tek faydam da o...
Yeni mulakata alinanlarin CV'lerine bakiyorum. Gayet icten ve dogal bir "oha lan, abarmis bu tosaklar!" cekiyorum. Bunlarin hepsini bu elemanlar yapmis olabilir mi?
Harbiden, kendimi cok bos hissediyorum. Hani es kaza o elemanlardan biri ise alinsa, benim pabuc direk damda... 2 senelik deneyim haybeye.
Icimdeki "management" ruhu aziyo... Yonetmeliyim birilerini sanki. Evet, hissedebiliyorum... "Dark side of power" cok guclu, cok cazip... Her seyin bir yasi varmis. 20'lerinde evlenecek, sinek henuz salakken cocuk yapacak, 30'larinda uzerine coken rasyonalitenin getirdigi himbillik, coldfeet ve sorgulamaya yenilmeyeceksin. 30'larinin ortalarinda power ile hemdem olup ya huyuna, ya suyuna diyecek, huyuna dediysen de... ya hawle...
Calismak lazim, hem de coook....
Sunday, September 19, 2010
Cundioglu
Ducane Cundioglu... Ilginc, aykiri, yalniz bir isim. Kafasi inanilmaz dolu, karmasik, sozleri hoyrat.
Okunasi...
Okunasi...
Saturday, September 18, 2010
Yabanci Gelin
Aksam Elle Loftis'in bir yazisi carpti gozume. Kendisi Turkiye'ye geldikten sonra bir Turk ile evlenmis Amerikali bir bayan. Turk kadinlarinin tutumu dikkatini cekmis. Turk kadinlari, gecmislerini yeni partnerlerine anlatmaz, gecmisin gizli kalmasini tercih eder, bunu da karsisindakinden beklerlermis. Amerikali yengemizse bunun tersini... Yani gecmisi karsindaki ile ozet ve ana hatlariyla da olsa paylasma, anlatma... Bunun karsisindakine olan sayginin geregi oldugunu dusunuyor. Fakat bu tercihin eskilerle baglantilari surdurmek anlamina gelmedigini de ilave ediyor. Tabii mazinin paylasilmasinin getirdigi bir fayda da var: Eskiye dair bir ani hatirlandiginda ya da dile geldiginde, yuzler kizarip bozarip sinirler ziplamiyor. Yani hic bir seyin saklanip sandukalandigi toprak altindan hortlayip gelme ihtimalinin olmadigi, gecmisle barisik bir yasam...
Ilginc...
Ilginc...
Wednesday, September 15, 2010
Sunday, September 12, 2010
The Terminal
Saga sola kacmak, gezmek, farkli yuzler gormek... Hepsinden ayri, ucaklarda bir parca kitap okuyacak zaman bulmak... 3-4 saatlik araba yolculuklarinda da kafami dinleyebiliyorum. Ama yanimda biri olmayacak. Bu gezide de uzun zamandir elime yapisan bir kitabi nihayet bitirebildim.
Her seyi ile cok guzel baslayan yolculuk o kadar da guzel neticelenemedi. Son ucagimi milim farkla kacirdim ve simdi bir havaalaninda zaman gecirmeye calisiyorum. Yanimda arkadasimin verdigi kurutulmus elma parcaciklari ve badem var. Su deseniz sebillerde gani. Onun disinda yiyecek satan yerler kapandi. Cok ac degilim zaten. Sadece hava soguk; daha da soguyacak.
Bulundugum terminalde koseleri kapmis haldeyiz. Kolcaksiz koltuklarda sabaha kadar biraz kestirebilicem belki. Ama ucagim 7 kusur kusurde. Kacirmamaliyim. Haliyle uyumasam da iyi olur.
Turkiye yeni ve guzel bir gune uyanacak. Yarin sabah Besiktas Adliyesi acilir acilmaz Genc Siviller, 80 darbecilerinin hakkinda suc duyurusunda bulunacak. Akabinden belki de sira "Post Modern" darbe yapmakla ovunen zerzevata gelicek. Ne guzel! Insanlarimiz belki de vatanin satildigi gibi ucuz propagandalarin yersizligini gorecek. Belki de karsi cenah, aldigi bu son darbenin de acisi ile isi iyice siddete, mayri mesru yollara dokecek.
Insanlar... Insanlar... Insanlar... Onlari anlamak zor. Dogru seyleri okumadan anlamaksa imkansiz. Hakikatin tamamini degil de, gorenin ve aktarinin perspektifindeki yuzunu, yani kismisini, o da buyuk ihtimalle aktarinin hakikatle arasindaki muhasebesinin akabinde aktarmasindan ibaret metinlerle insanlari anlamanin imkansizligi gun ve gun ortaya cikiyo. Hakikati butunu ile anlamayi ve anlatmayi hedefleyen, onun icin de hakikatin koku ve kaynagindan beslenen, temellenen metinlere ihtiyac var. Onlarin da nerede oldugunu ve neden onlara ihtiyacim oldugunu daha bir biliyorum sanki. Evet evet, biliyorum... Sadece vakit, evet bana biraz vakit lazim. Biraz ask ve sevk de... Sahi, kitabimi elime aldigimda, o ask nasilsa gelmez mi? Gelir gelir... Cunku onun cok guzel bir anisi, bir sureti, bir de sireti var... Hatiramda...
Her seyi ile cok guzel baslayan yolculuk o kadar da guzel neticelenemedi. Son ucagimi milim farkla kacirdim ve simdi bir havaalaninda zaman gecirmeye calisiyorum. Yanimda arkadasimin verdigi kurutulmus elma parcaciklari ve badem var. Su deseniz sebillerde gani. Onun disinda yiyecek satan yerler kapandi. Cok ac degilim zaten. Sadece hava soguk; daha da soguyacak.
Bulundugum terminalde koseleri kapmis haldeyiz. Kolcaksiz koltuklarda sabaha kadar biraz kestirebilicem belki. Ama ucagim 7 kusur kusurde. Kacirmamaliyim. Haliyle uyumasam da iyi olur.
Turkiye yeni ve guzel bir gune uyanacak. Yarin sabah Besiktas Adliyesi acilir acilmaz Genc Siviller, 80 darbecilerinin hakkinda suc duyurusunda bulunacak. Akabinden belki de sira "Post Modern" darbe yapmakla ovunen zerzevata gelicek. Ne guzel! Insanlarimiz belki de vatanin satildigi gibi ucuz propagandalarin yersizligini gorecek. Belki de karsi cenah, aldigi bu son darbenin de acisi ile isi iyice siddete, mayri mesru yollara dokecek.
Insanlar... Insanlar... Insanlar... Onlari anlamak zor. Dogru seyleri okumadan anlamaksa imkansiz. Hakikatin tamamini degil de, gorenin ve aktarinin perspektifindeki yuzunu, yani kismisini, o da buyuk ihtimalle aktarinin hakikatle arasindaki muhasebesinin akabinde aktarmasindan ibaret metinlerle insanlari anlamanin imkansizligi gun ve gun ortaya cikiyo. Hakikati butunu ile anlamayi ve anlatmayi hedefleyen, onun icin de hakikatin koku ve kaynagindan beslenen, temellenen metinlere ihtiyac var. Onlarin da nerede oldugunu ve neden onlara ihtiyacim oldugunu daha bir biliyorum sanki. Evet evet, biliyorum... Sadece vakit, evet bana biraz vakit lazim. Biraz ask ve sevk de... Sahi, kitabimi elime aldigimda, o ask nasilsa gelmez mi? Gelir gelir... Cunku onun cok guzel bir anisi, bir sureti, bir de sireti var... Hatiramda...
Wednesday, September 8, 2010
Butun Garipler icin EVET!
Insanin kalbini delip gecen bir yazi...
Senai Demirci'nin sayfasindan..
Yukarida linki verilen yazida bahsedilen kadin kadar cesur degilim, olamazdim. Bir basina, bedeni zayifligi ile ejderhalara meydan okuyan bir kadin. Sonuc mutlak. Exderhalar onu ezecek ve yok edecek. Ama edememis... Iradesi ile ayakta durmaya calisiyor.
Bir garip... Binler icinde bir tane goze gorunen... Yaralarini sarmak icin davrandiginda, belki karanliklarin sakladigi diger garipleri gorecek aydinliga alisik gozlerin. Binlerce kirik kol, kanat, budanmis ruhlar... Her birine ulasmak, yarasini sarmak mumkun degil. Can mi dayanir bu caresizlige...
Senai Demirci'nin sayfasindan..
Yukarida linki verilen yazida bahsedilen kadin kadar cesur degilim, olamazdim. Bir basina, bedeni zayifligi ile ejderhalara meydan okuyan bir kadin. Sonuc mutlak. Exderhalar onu ezecek ve yok edecek. Ama edememis... Iradesi ile ayakta durmaya calisiyor.
Bir garip... Binler icinde bir tane goze gorunen... Yaralarini sarmak icin davrandiginda, belki karanliklarin sakladigi diger garipleri gorecek aydinliga alisik gozlerin. Binlerce kirik kol, kanat, budanmis ruhlar... Her birine ulasmak, yarasini sarmak mumkun degil. Can mi dayanir bu caresizlige...
Saturday, September 4, 2010
Friday, September 3, 2010
Thursday, September 2, 2010
Barisamama
Bu aksam baristirilmaya calisilan iki buyugun nasil barisamadigina sahit oldum... Hani genc delikanlilar degiller; ikisinin de yasi 75'i coktan devirmis. Taraflardan biri inatci, hiddetli, otekisi ise bagislayici, musfik...
Musfik olan amcanin sozleri icime yer etti... "Yillar var ki bir dusmanim, bir darginligim, darilttigim insan yoktur" diyor... O yasa gelip de donup ardima baktigimda, ayni muhasebeyi yapabilir miyim?
Kus oldugum ve barismayacagim iki, kendimi borclu hissettigim bir, kusturdugum ve bundan pisman oldugum da 1 insan var...
Liste yeterince kabarik...
Musfik olan amcanin sozleri icime yer etti... "Yillar var ki bir dusmanim, bir darginligim, darilttigim insan yoktur" diyor... O yasa gelip de donup ardima baktigimda, ayni muhasebeyi yapabilir miyim?
Kus oldugum ve barismayacagim iki, kendimi borclu hissettigim bir, kusturdugum ve bundan pisman oldugum da 1 insan var...
Liste yeterince kabarik...
Subscribe to:
Posts (Atom)