Dun aksam 8 kusur senelik ABD hayatimda bir ilke daha sahit oldum: Bir Turk filmi, bir TV kanalinda oynadi: Sundance channel'da... Cok izlenilen bir kanal degil, aksine ABD harici sinemalardan ornekler verdigi, filmler de alt yazili oldugu icin izleyeni az.
Film, Nuri Bilge Ceylan'in 3 Maymun filmi...
Yer yer sIkIldim, film inanilmaz bayik. Sahneler kopuk... Goruntu uzerine kasan yonetmen diger ogeleri sallamis. Soyle:
Bir sanat eseri en nihayetinde bir fikrin yaninda bir duyguyu da isler, paketler ve sunar... Degil mi? Sinema, hikayeyi isleme ve izleyiciye bir seyler aktarma noktasinda cok genis imkanlar sunan bir alan. Is sadece goruntu ve senaryo degil; mekan, isik, makyaj, olaylarin islenisi ve iliskilendirilmesi ve bunlarin yaninda cok onemli bir oge: Muzik!
Muzik icin diyebilirim ki "ruhun kelimeleri..." Ruhun dile getiremedigimiz, bilincimizde farkindaliga kadar bile cikamayan dalgalanmalarinin ileti baglaminda aldigi form... Bir insani istediginiz bir ruh haline sokmak ya da icinde bulundugunuz ruh halini hissedebilmesini saglamanin belki de tek yolu... Haliyle...
Filmde, "Of Aman Nalan" oldugunu zannettigim bir solistin, bbas roldeki bayan oyuncunun cep telefonunda calan parcasindan baska bir muzik ya da melodi yoktu. Oysa olmasi gerekmez miydi? Filmde oyuncularin ruh halini anlatabilmek icin burnunun dibine kamerasini sokup saniyelerce ceken ve filme ekleyen yonetmen neden bir muzikle vermek istedigini desteklemez?
Inaniyorum ki film iyi bir muzik danismaninin calismasi ile cok daha harika bir seye donusebilirdi. Ben begenmedim, filmi de Nuri Bilge Ceylan'in yonetmenligini de...