Bugun spor merkezinde gorduklerimden sonra PINK'in sadece Large ve uzeri bedenler icin uretim yaptigina ciddi ciddi inandim.
Ey kadinlar, erkek milletinden size bir tavsiyedir: Eger Vickie's kataloglarindaki modellerle kendi aranizda gorsel bir baginti kuramiyorsaniz, PINK'ten filan da uzak durun; ya da elalemin icinde giymeyin. Cidden de gosterdigini zannettiginiz gibi gostermiyo o kiyafetler sizleri.
Midesi kaldiran var, kaldirmayan var...
Thursday, December 15, 2011
Sunday, December 11, 2011
Kadinlar - Erkekler
Bir zaman once dusundugum bir soru vardi... Ne kadinsidir? Ya da (tercihen) kadinlar tarafindan kullanilan (ya da giyilen, takip takistirilan) bir cismin kadinsi oldugunu, ondan daha ziyade disi baglamda seksi oldugunu ne belirler? Ya da seksi olmanin bir de iletisim/eril degerlendirme yani oldugu goz onune alinirsa, cinsel cekimin objeler uzerindeki iz dusumu, belirleyici ortak yonleri, bir baska deyisle eril cinsiyetle iletisimi kuran ortak dili nedir? Bunun erkekler perspektifinde vice versa donusumunu de dusunelim.
Neyse, bu konuda yillar yillar evvel gozume carpan bir detaydan bahsedeyim. Zihinsel engelli insanlarda bazen, bir davranis turunun, mantik suzgecine/degerlendirmesine,toplumsak kaygilara, deger yargilarina takilmadigi icin olabildigince serpildigini ve guclendigini gorebilirsiniz. Denizli'de de oyle bir zihinsel engelli genc dolanirdi Doktorlar Caddesi'nde. Bisikletini bir araba, ya da motor gibi suslemisti. Son zamanlarinda elinde bir el radyosu tutar, bazen dinliyormus gibi, bazen de cep telefonu ile konusurmus gibi yapardi. Halindeki abarttigi noktalar: muktedir olmak, aranan biri olmak (sayginlik alameti olabilir), zenginlik idir. Aslinda bunlari tek potada eritmek mumkun. Bireysel anlamda muktedir olmak... Sayginligi bir sekilde toplum uzerinde sosyal iliskileri kullanarak muktedir olabilmek olarak da cevirebiliriz. Zenginligi de toplumda sosyal iliskileri kullanmadan baskalari uzerinde, somurmeden ve riza dahilinde muktedir olmak olarak da gorebiliriz. Riza haricinde muktedir olmanin oteki adi zorbalik olsa da, zorbaligi cekici bulan karsi cinsin olmadigini da iddia edemeyiz. Bilakis, Turk toplumunda salon erkegi tiplemeleri, ekseriyetle kulhanbeyi tiplemelerin oldugu ortamlarda kaybeden karakterleri canlandirirlar.
Sonuc olarak erkegin cinsel cekim baglaminda one cikarilan, vurgulanan sifatinin "muktedirlik" oldugunu savunalim. Bunun disinda zaten kasi, gozu, uzuvlari filan Allah vergisi. Bunlar uzerinde bireyin cok da bir degistirici, sekillendirici tasarrufu bulunmuyor. Kisinin kendine gosterdigi ozen, sosyal iliskilerde bir kazanim sagladigi surece tercih edilen, altina girilen bir kulfet. Belki de bu yuzden kendini insanlardan izale etmis, onlardan yana beklentisi olmayan bireylerde basit bakim eylemlerinde duzenlilik beklemeyiz (bakiniz akademik cevreler).
Ilginctir, gozlemledigim o ki kadinda da bunun tersi beklenir. Kadinin cinsel cekim icin muktedir gorunme kaygisi yoktur. Kendi akranlarim arasinda iyi universite dereceleri edinen ve kariyer basamaklarini hizli tirmanan bireylerin halen bekar oldugunu goz onune alirsak, muktedir ya da baskin bir kisilik edinen ve bunu cevresine kabul ettiren bireylerin cinsel baglamda itici kactiklarini iddia etmek bile olasi...
Biraz da kadin gorunumune dalalim. Elinize herhangi bir kadin moda dergisini alin. Sayfalari cevirin... Sayfalarda gordukleriniz, "ideal" olarak betimlenen kadin figurune ait siluetler, aksesuarlar olacaktir. Ideal taniminda kadin ve erkek cinsiyetlerinin uzerinde mutlak olmasa da "buyuk oranda" hemfikir olduklari kismi bir anlasma oldugunu gozden cikarmayalim (aksi halde kadini itici bir sekle sokan modanin talep bulamayacagini dusunerek solup yok olabilecegini de iddia edebiliriz). Aksesuar ve giyim malzemelerinin ortak ozelliklerini dusunun. Bu cisimler ile kadinin bir yolda kosmasi, merdivenleri hizla tirmanmasi, alcak da olsa bir duvarin ustunden atlamasini bekler misiniz? Tamam, erkekler de sabah aksam ordu talimine cikmiyor kiyafetleri ile. Lakin "metroseksuel" ve "gay" akimlari haric tutarsak, erkek modasinda erkegin "able" yonunun one cikarildigini, kadin modasinda ise cinsel yok agir bastikca bireylerin "slightly-disabled" hale getirildigini gorebiliriz.
Haliyle dusunuyorum... Erkek giyiminde amac, hareket kabiliyetinden ve dinamizden odun vermeden erkegi enine dogru genisletmek; kadin giyiminde ise onu daha narin, kirilgan ve zayif gostermeye yonelik dikeye dogru bir uzatma gayesi olabilir mi? Bu yonuyle erkegi kadinlarin gozunde daha "koruyucu-kollayici", kadini da erkegin gozunde "daha korumaya muhtac, narin, zayif" gosterme gayreti modanin dogasindaki cinsel cekimi tesvik eden akim olabilir mi? Zira begeninin bir yonu de fark edilmektir ki bunun icinde karsi cinsin fark etmesi de vardir.
Bu konu uzerinde biraz daha dusunmeli.
Neyse, bu konuda yillar yillar evvel gozume carpan bir detaydan bahsedeyim. Zihinsel engelli insanlarda bazen, bir davranis turunun, mantik suzgecine/degerlendirmesine,toplumsak kaygilara, deger yargilarina takilmadigi icin olabildigince serpildigini ve guclendigini gorebilirsiniz. Denizli'de de oyle bir zihinsel engelli genc dolanirdi Doktorlar Caddesi'nde. Bisikletini bir araba, ya da motor gibi suslemisti. Son zamanlarinda elinde bir el radyosu tutar, bazen dinliyormus gibi, bazen de cep telefonu ile konusurmus gibi yapardi. Halindeki abarttigi noktalar: muktedir olmak, aranan biri olmak (sayginlik alameti olabilir), zenginlik idir. Aslinda bunlari tek potada eritmek mumkun. Bireysel anlamda muktedir olmak... Sayginligi bir sekilde toplum uzerinde sosyal iliskileri kullanarak muktedir olabilmek olarak da cevirebiliriz. Zenginligi de toplumda sosyal iliskileri kullanmadan baskalari uzerinde, somurmeden ve riza dahilinde muktedir olmak olarak da gorebiliriz. Riza haricinde muktedir olmanin oteki adi zorbalik olsa da, zorbaligi cekici bulan karsi cinsin olmadigini da iddia edemeyiz. Bilakis, Turk toplumunda salon erkegi tiplemeleri, ekseriyetle kulhanbeyi tiplemelerin oldugu ortamlarda kaybeden karakterleri canlandirirlar.
Sonuc olarak erkegin cinsel cekim baglaminda one cikarilan, vurgulanan sifatinin "muktedirlik" oldugunu savunalim. Bunun disinda zaten kasi, gozu, uzuvlari filan Allah vergisi. Bunlar uzerinde bireyin cok da bir degistirici, sekillendirici tasarrufu bulunmuyor. Kisinin kendine gosterdigi ozen, sosyal iliskilerde bir kazanim sagladigi surece tercih edilen, altina girilen bir kulfet. Belki de bu yuzden kendini insanlardan izale etmis, onlardan yana beklentisi olmayan bireylerde basit bakim eylemlerinde duzenlilik beklemeyiz (bakiniz akademik cevreler).
Ilginctir, gozlemledigim o ki kadinda da bunun tersi beklenir. Kadinin cinsel cekim icin muktedir gorunme kaygisi yoktur. Kendi akranlarim arasinda iyi universite dereceleri edinen ve kariyer basamaklarini hizli tirmanan bireylerin halen bekar oldugunu goz onune alirsak, muktedir ya da baskin bir kisilik edinen ve bunu cevresine kabul ettiren bireylerin cinsel baglamda itici kactiklarini iddia etmek bile olasi...
Biraz da kadin gorunumune dalalim. Elinize herhangi bir kadin moda dergisini alin. Sayfalari cevirin... Sayfalarda gordukleriniz, "ideal" olarak betimlenen kadin figurune ait siluetler, aksesuarlar olacaktir. Ideal taniminda kadin ve erkek cinsiyetlerinin uzerinde mutlak olmasa da "buyuk oranda" hemfikir olduklari kismi bir anlasma oldugunu gozden cikarmayalim (aksi halde kadini itici bir sekle sokan modanin talep bulamayacagini dusunerek solup yok olabilecegini de iddia edebiliriz). Aksesuar ve giyim malzemelerinin ortak ozelliklerini dusunun. Bu cisimler ile kadinin bir yolda kosmasi, merdivenleri hizla tirmanmasi, alcak da olsa bir duvarin ustunden atlamasini bekler misiniz? Tamam, erkekler de sabah aksam ordu talimine cikmiyor kiyafetleri ile. Lakin "metroseksuel" ve "gay" akimlari haric tutarsak, erkek modasinda erkegin "able" yonunun one cikarildigini, kadin modasinda ise cinsel yok agir bastikca bireylerin "slightly-disabled" hale getirildigini gorebiliriz.
Haliyle dusunuyorum... Erkek giyiminde amac, hareket kabiliyetinden ve dinamizden odun vermeden erkegi enine dogru genisletmek; kadin giyiminde ise onu daha narin, kirilgan ve zayif gostermeye yonelik dikeye dogru bir uzatma gayesi olabilir mi? Bu yonuyle erkegi kadinlarin gozunde daha "koruyucu-kollayici", kadini da erkegin gozunde "daha korumaya muhtac, narin, zayif" gosterme gayreti modanin dogasindaki cinsel cekimi tesvik eden akim olabilir mi? Zira begeninin bir yonu de fark edilmektir ki bunun icinde karsi cinsin fark etmesi de vardir.
Bu konu uzerinde biraz daha dusunmeli.
Labels:
gelip de gitmeyenler,
gidemeyenler,
Hayat Dersleri
Monday, December 5, 2011
Bubble
Gecen aksam... Buradaki universitelerin birinde ekonomi ya da isletme bolumlerinde ders veren, zamaninda Turkiye ekonomisi uzerine bazi kurumlara danismanlik yapmis, 2001 krizini onceden gordugunu ve gerekli kisileri uyardigini ama pek kimsenin onu dikkate almadigini ifade eden bir akademisyen ile konusmaktayiz. Ilginc, daha once 2001 krizini zamaninda ongoren tek kisinin Vural Akisik oldugunu saniyordum.
Neyse, "Turkiye'de yeni bir bubble olusuyor, dikkatli olun" diyor. Sordum, acar misiniz diye. Emlak piyasasindan bahsetti. "Asiri miktarda emlak uretilmeye baslandi ve satis rakamlari mantik dairesinin disina tasmaya basladi" diyor. Yanimdaki arkadas, "bir bubble'in olusmaya basladigini nasil anlarsiniz" diyor. "Sehirde yukselen insaat vinclerine bakarim" diyor. "Dubai'de oyleydi!"
Isin uzerinde biraz konusuyoruz. Bubble nasil olusabilir?
Yeni yapilan sitelerde, temel oncesi katilimcalara %10'larin uzerinde indirim saglandigi soyleniyor. Insaat bitiminde ise nominal fiyat uzerinden %10-20'lere varan marjinler ile satis yapiliyor. Bir kac sene (insaat suresince) parayi gomebilecek bir insan, kisa surede %30 kar elde edebiliyor. Bu avantaji gorup de sektore atilanlar da, bubble'i besliyorlar.
Friday, December 2, 2011
Subscribe to:
Posts (Atom)