Bel'am...
Eklima gelip duran bir isim. Hani yalanlar dolanlar alip basini gittiginde, munafikligin binbir turu turediginde, aklima geliveren bir isim. Gecende Musevi arkadasima sormak istedim, Israiliyyatta hakkinda ne yazilmis diye. Ismini soyledim ama bir karsilik alamadim. Meger onlarda isim farkliymis.
Bu aksam ararken karsima ne cikti (kaynak Islam Ansiklopedisi, Bel'am bin Baura maddesi...):
“Onlara şu adamın kıssasını anlat: Ona âyetlerimiz hakkında bilgiler verdik ve o -bunlara önce uyduğu halde- daha sonra bunlardan tamamen sıyrılıp uzaklaştı; şeytan onu peşine taktı ve bu suretle azgınlardan biri haline geldi. Biz dileseydik o kişiyi âyetlerimizle yüceltirdik; fakat o dünyaya sımsıkı sarıldı, ihtiraslarına uydu. -Allah’ın âyetleriyle bilgilendirdiği, fakat tabiatının kötülüğü yüzünden bu bilgileri daima dünya menfaatlerine âlet eden- bu adamın durumu, kovsan da kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp durmadan soluyan köpeğin durumuna benzer. İşte âyetlerimizi yalanlayanların hali budur. Bu kıssayı anlat, belki düşünür, öğüt alırlar” (el-A‘râf 7/175-176)
Cok tanidik geldi mi? Hadi hadi... Ipucu: Karaman'in koyunu...
Bel'am'in mezarinin Erzurum yakinlarinda oldugu, kokudan yaklasilmadigi soylenir. Hani bir kac kisi var, resmini gorunce bana bu ismi hatirlatan. Iste onlarin mezarlarini dusunuyorum... Misk'u amber kokmayacaklar.