Wednesday, January 29, 2020
Saturday, January 4, 2020
Fatih Harbiye
Ulkenin son hali, bir universite ogrencisi, cebinde 1 kusur lira, caresizlik icinde intihar etmis. Bir iki gun once, intihar eden bir ailenin resmi...
Bir donem okul kutuphanesinde bulabildigim butun Peyami Safa romanlarini okumustum. Fatih-Harbiye miydi, tam hatirlamiyorum ama isledigi sefalet, Dostoyevski'nin Suc ve Ceza'sinin bir kopyasi idi sanki. Bogucu, sonu gelmeyen bir azap, icinden cikilamayan bir karanlik, tukenmislik, bitmislik... Ulkenin gittigi yer iste tam bu...
2001 krizinden sonraydi. Hic bir yerde is bulamayan ve gecindirmesi gereken bir evi olan erkekler, en son, 6 ay icinde hasta olacaklarini, 1-2 seneye de kalmadan oleceklerini bilmelerine ragmen beton santrallarinda, taslama atolyelerinde en pis islerde calisirdi. O gunlere geri donuyoruz, yavas yavas...
Bir donem okul kutuphanesinde bulabildigim butun Peyami Safa romanlarini okumustum. Fatih-Harbiye miydi, tam hatirlamiyorum ama isledigi sefalet, Dostoyevski'nin Suc ve Ceza'sinin bir kopyasi idi sanki. Bogucu, sonu gelmeyen bir azap, icinden cikilamayan bir karanlik, tukenmislik, bitmislik... Ulkenin gittigi yer iste tam bu...
2001 krizinden sonraydi. Hic bir yerde is bulamayan ve gecindirmesi gereken bir evi olan erkekler, en son, 6 ay icinde hasta olacaklarini, 1-2 seneye de kalmadan oleceklerini bilmelerine ragmen beton santrallarinda, taslama atolyelerinde en pis islerde calisirdi. O gunlere geri donuyoruz, yavas yavas...
Subscribe to:
Posts (Atom)